26 Aralık 2014 Cuma

Deniz TUNÇ- Tasarımcı, girişimci

Doğulu ruhumun izlerini taşıyacak tasarımlarıma devam edeceğim




Deniz TUNÇ- Tasarımcı, girişimci
Mimar Sinan Üniversitesi Sahne Tasarımı ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümleri’nde eğitim gördüm.
Nişantaşı’ndaki showroom’umu 2000 yılında açtım. Neo-Ottoman ilk koleksiyonumdu. Daha sonra Saltanat Yansımaları , Sarmal Fetih , İstanbul ve Asimetrik Simetri doğdu. Şu anda Abdi İpekçi Caddesi’nde 200 metrekarelik yeni showroom’umda sergiliyorum tasarımlarımı.
Osmanlı’nın, Selçuklu’nun ve Doğu’nun zengin süsleme sanatını yalın hatlarla yeniden günümüze taşıdım. Mekan ve eşyalarda “yaşanmışlık” hissini yakalamaya çalıştım. Birer heykel tadında gördüğüm ve mekanın mücevherleri olarak tanımladığım ışıkları tasarlamaktan hep zevk aldım.
Saltanat, Mühür, Sabır, Hilal, Çintemani, Sadabad, Şems, Semazen, İstanbul, Şehzade, Sarmal, Kilit isimli ışıklarım hep çok beğenildi ve klasikleşti.
Moda akımlardan ve endüstri dünyasından kopuk bir yol izledim. Bireyselliği ve el işçiliği geleneğini önemsiyorum.
İstanbul, Londra, Kuveyt, Moskova, Dubai gibi dünya şehirlerinde lüks oteller ve konutlar, yönetim ofisleri, bar ve restoranların iç mekan ve ışık tasarımlarını yaptım. Işıktan paravana, kanapeden dresuara, sehpadan aynaya birçok dekoratif eşya ve aksesuarda en sık kullandığım malzeme, metal, pleksi, ahşap, deri ve kumaş oldu.
KadinlarArasi : Tasarım yolculuğunuz nasıl başladı?
Deniz TUNÇ: Öğrenimimi Sahne Tasarım Bölümü’nde gördüğüm için çalışma hayatıma reklam ve sinema filmlerine dekor kostüm tasarlayarak ve sanat yönetmenliği yaparak başladım.
3- 4 yıl sonra moda dünyasını merak ettim. Endüstri ürünleri tasarımı masterına devam ettim ve birkaç ünlü markanın ayakkabı, çanta koleksiyonlarını hazırladım .
Ama asıl gönlümde yatan iş, günlük yaşamda insanların içinde olmaktan hoşlanacağı ortamlar yaratmaktı.
Sahne dekorunda ışık önemlidir. Burdan yola çıkarak ışık tasarımının önde olduğu show dünyası dekorlarından ev dekoruna kadar birçok mekan kurguladım. Bundan çok etkilenmiştim. Kendi tasarladığım herşeyi sergilediğim bir showroom açmaya karar verdim. Doğru bir strateji ve tanıtım çalışmasıyla bugünkü çizgimi yakaladım.
KadinlarArasi: Marka olmak çok emek ve sabır ister. Girişimcilik de öyle. Bir kadın girişimci olarak yolunuza çıkan sorunların üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Deniz TUNÇ: Marka olmak, girişimci olmak ve en önemlisi « tutunmak » gerçekten zor . Emek, sabır evet. Ama profesyonel destek de şart.
Ben bir tasarımcıyım. Değişen tüketici eğilimlerini, dekorasyon ve tasarım dünyasındaki gelişmeleri izlemek, doğru tasarımı gerçekleştirmek, sanat-zanaat-pazar arasındaki ideal dengeyi kurarak hayata geçirebilmek durumundayım.
Ürünün tanıtım ve pazarlama çalışmalarının kurumsal çizgimiz doğrultusunda yürütülmesi, ekiplerin yönetilebilmesi için profesyonel destek aldığım yakınlarımın en büyük şanslarımdan biri olduğunu da söylemek durumundayım.
KadinlarArasi: Kendinizi ambiyans danışmanı olarak tanımlıyorsunuz, bunu biraz açıklayabilir misiniz?
Deniz TUNÇ: Ismarlanan mekan ya da eşya ne olursa olsun aslında satın almak ve yaratılmak istenen « doğru » ambiyanstır. İş yeri, konut, özel ya da kamuya açık mekan neresi olursa olsun, hedef, içinde yaşayacak insana doğru ambiyansı yaratabilmek olmalıdır. Tek tek tasarımların güzelliğinin yanısıra bunların birbirleri ile olan ilişkilerindeki yorum benim stilimi oluşturmaktadır.
KadinlarArasi : Tasarım yolculuğunuz nasıl başladı?
Deniz TUNÇ: Öğrenimimi Sahne Tasarım Bölümü’nde gördüğüm için çalışma hayatıma reklam ve sinema filmlerine dekor kostüm tasarlayarak ve sanat yönetmenliği yaparak başladım.
3- 4 yıl sonra moda dünyasını merak ettim. Endüstri ürünleri tasarımı masterına devam ettim ve birkaç ünlü markanın ayakkabı, çanta koleksiyonlarını hazırladım .
Ama asıl gönlümde yatan iş, günlük yaşamda insanların içinde olmaktan hoşlanacağı ortamlar yaratmaktı.
Sahne dekorunda ışık önemlidir. Burdan yola çıkarak ışık tasarımının önde olduğu show dünyası dekorlarından ev dekoruna kadar birçok mekan kurguladım. Bundan çok etkilenmiştim. Kendi tasarladığım herşeyi sergilediğim bir showroom açmaya karar verdim. Doğru bir strateji ve tanıtım çalışmasıyla bugünkü çizgimi yakaladım.
KadınlarArası: Koleksiyonlarınızdan bahsetmenizi rica edeceğim. Mutlaka herbirinin ayrı bir hikayesi vardır. Oluşma aşamalarında bir tasarımcı olarak neler etkiliyor sizi ve tasarımlarınız ortaya çıkıyor. Neo Ottoman’ dan son koleksiyonunuz Asimetrik Simetri’ye kadar.
Deniz TUNÇ: 2000 yılında ilk koleksiyonumun ismi “Neo Ottoman”, daha sonra stilimi oluşturdu. Baslangıcta arastırmalarııi yaparken motiflerin arkasındaki kaynağın zenginliği, kendime yeni bir araç oluşturmamı sağladı. Tekstilde, taş işçiliğinde, deri kuran kaplarında, cami minarelerinde kullanılan desenlerden esinleniyorum ya da çok bilindik formları bambaşka bir tatda yorumlayıp heykelsi ışıklara ya da mobilyalara dönüstürüyorum. Motifleri grafik olarak parçalara bölüp yeniden tasarlıyorum Tasarımlarıma baktığınızda direkt olarak “Osmanlı”yı algılamıyorsunuz ama oryantalist tadı alıyorsunuz.
Asimetrik Simetri ilk kez Dubai’de Index 2010 Interior Design Fuarı’nda sergilendi. Işık, paravan, ayna, sehpa ve dekoratif aksesuarların yer aldığı koleksiyonun ana hatlarını simetrik düzende üst üste kaydırılan formlar oluşturuyor. Simetrinin asimetriye dönüştürülmesiyle görsel bir sarsıntı yaratmaya çalıştım.
Önceki koleksiyonlarımdan daha sade ve minimal bir koleksiyon ortaya çıktı. Ama daha hareketli bir yapısı var. Eskiye gönderme yapan ustalıklı el isçiliği ve yaşanmışlık duygusunu veren dokular yine ön planda…
KadınlarArası: Hedefleriniz nelerdir?
Deniz TUNÇ: Globalleşmenin kendisine değil, yarattığı tek düzeliğe karşı gelen tasarımlarımla uluslararası modern tasarım dünyasına doğulu ruhumun izlerini tasiyacak alternatifler sunmaya devam etmek istiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder